ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği savaş öncesine göre yüzde 90’dan fazla geriledi. Savaşın ilk 100 gününde Boğaz’dan yalnızca 988 ticari gemi geçerken, bu rakam normal koşullarda yaklaşık bir haftalık trafiğe denk geldi.
Küresel enerji ve ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar sonrasında ciddi bir daralma yaşadı. Savaşın 100’üncü gününe girilirken, Boğaz’daki ticari gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere göre yüzde 90’ın üzerinde düştüğü ortaya çıktı.
Veri analitik şirketi Kpler’in verilerine göre, savaşın başladığı tarihten 7 Haziran’a kadar geçen süreçte Hürmüz Boğazı’ndan toplam 988 ticari gemi geçiş yaptı. Günlük ortalama geçiş sayısı 10 seviyesinde kalırken, bu rakam savaş öncesinde günde 129 ila 138 gemi arasında değişiyordu. Böylece 100 günlük toplam geçiş hacmi, normal şartlarda Boğaz’ın yaklaşık bir haftalık trafiğine karşılık geldi.

Savaş öncesinde dünya petrol tüketiminin ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si ile deniz yoluyla yapılan gübre ticaretinin üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyordu. Ancak çatışmaların başlamasının ardından bölgedeki deniz trafiği tarihi ölçüde daraldı.
28 Şubat’ta Boğaz’dan 78 gemi geçerken, bu sayı 1 Mart’ta 30’a, 2 Mart’ta ise 13’e kadar geriledi. Takip eden günlerde geçiş sayısının bazı günlerde yalnızca iki gemiye düştüğü görüldü. Savaş sürecindeki en düşük trafik ise 7 Mayıs’ta yalnızca bir geminin geçiş yapmasıyla kaydedildi.
Boğazdan geçen gemiler için yeni ticaret ve ulaşım yöntemleri de ortaya çıktı. Bazı gemiler geçiş sırasında Otomatik Tanımlama Sistemi’ni (AIS) kapatırken, İran kara sularını takip eden ve sektör tarafından “İran rotası” olarak adlandırılan yeni güzergâhlar kullanılmaya başlandı. Gemi sahiplerinin büyük bölümü ise geçişleri sağlamak için İran ile yapılan ödemeler veya diplomatik müzakereler yoluyla çözüm aradı.
Savaşın ilk 100 gününde Boğaz’dan geçen 988 geminin 456’sını petrol ve petrol ürünleri taşıyan tankerler oluşturdu. Bu gemilerin büyük bölümü İran limanları başta olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan ve Katar’dan yük alarak Çin, Hindistan, Güney Kore, Japonya ve diğer Asya ülkelerine yöneldi.
LNG ticareti ise çok daha sert etkilendi. İran saldırıları sonucu Körfez’deki enerji altyapısında yaşanan hasar ve Katar’daki LNG tesislerinde üretimin durması nedeniyle savaşın ilk 100 gününde Boğaz’dan yalnızca 18 LNG gemisi geçiş yaptı. Bu sayı toplam gemi trafiğinin yaklaşık yüzde 2’sine karşılık geldi.
Aynı dönemde 149 LPG gemisi ve 281 kuru yük gemisi Hürmüz Boğazı’nı kullandı. Kuru yük taşımacılığında farklı ülkeler arasındaki ticaret devam etse de Batılı ülkelerle yapılan ticaretin büyük ölçüde ortadan kalktığı gözlendi.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki daralmanın küresel enerji arzı, navlun maliyetleri ve tedarik zincirleri üzerinde önemli baskı oluşturduğunu belirtirken, bölgede kalıcı bir çözüm sağlanamaması halinde dünya ticaretindeki risklerin artmaya devam edeceğine dikkat çekiyor.
Soner Güneş





































































































