İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sosyolojik sanayi riski konusunda iş dünyasını ve ekonomi yönetimini uyararak üretimin sürdürülebilirliği üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.
Erdal Bahçıvan, sanayi çevrelerinde artık en sık duyulan sorunun “Hala neden sanayicilik yapıyorsun?” haline geldiğini belirterek, sektörün cazibesini yitirme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Bahçıvan’a göre, özellikle genç neslin üretim süreçlerinden uzaklaşarak daha kısa süreli kazanç getiren masa başı işlere yönelmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü derinden etkiliyor.
Sektördeki bu değişimin erken sanayisizleşme tehdidini beraberinde getirdiğini vurgulayan Bahçıvan, üretimin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda sosyolojik bir ekosistem olduğunu dile getirdi. Sanayici üzerindeki maliyet baskıları ve belirsizlikler, yerli üreticinin motivasyonunu düşüren temel etkenler olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki payını koruyabilmesi için sanayi kültürünün korunması gerektiğine değinen İSO Başkanı, üretimin dijitalleşme ile modernize edilerek yeni nesil için yeniden cazip bir kariyer alanı haline getirilmesi gerektiğini savundu.
Analiz: Sanayicilik üzerindeki bu sosyolojik ve finansal baskı, uzun vadede Borsa İstanbul’da işlem gören üretim odaklı sanayi şirketlerinin yatırım iştahı ve kapasite artırım hedefleri üzerinde negatif bir sinyal oluşturabilir. Sanayi sektöründeki nitelikli iş gücü kaybı ve motivasyon eksikliği, şirketlerin marjlarını baskılayarak hisse performansları üzerinde orta vadeli riskler doğurabilir. Yatırımcıların sanayi hisselerinde seçici olması ve dijitalleşme kapasitesi yüksek, katma değerli üretim yapan firmalara odaklanması bu dönemde kritik önem taşıyor.
Soner Güneş







































































































