Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların Karadeniz’deki ticari gemilere sıçraması bölgede lojistik krizini tetiklerken, navlun maliyetleri ve gıda tedarik zinciri üzerindeki baskıyı artırdı.
Rusya ile Ukrayna arasında devam eden sıcak savaşın Karadeniz’deki ticari seyrüseferi doğrudan etkilemeye başlaması, bölgedeki deniz taşımacılığını ciddi bir krizin eşiğine getirdi. Artan can güvenliği endişeleri nedeniyle bölgede görev yapacak ticaret gemisi bulmak her geçen gün zorlaşırken, armatörlerin talep ettiği yüksek risk primleri navlun fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getirdi.
Özellikle Türkiye’nin gıda ve hammadde tedarikinde kritik bir konuma sahip olan Karadeniz rotasındaki aksamalar, başta tahıl ürünleri olmak üzere pek çok temel emtia ithalatında maliyet artışlarına yol açıyor. Bölgeye sefer düzenleyen gemilerin sigorta primlerindeki fahiş artışlar ve lojistik hatlardaki gecikmeler, tedarik zincirinde yeni bir kırılma riski oluşturuyor.
Sektör temsilcileri ve ekonomi uzmanları, Karadeniz limanlarındaki ticarî trafiğin aksamasının küresel gıda piyasaları ve navlun endeksleri üzerinde zincirleme etki yaratabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin stratejik konumu ve bölge ülkeleriyle olan yoğun ticari hacmi göz önüne alındığında, yükselen navlun giderlerinin yurt içi ithalat maliyetleri ve gıda enflasyonu üzerinde ek baskı yaratması bekleniyor.
Analiz: Karadeniz’de artan askeri risklerin navlun ve emtia fiyatlarına yansıması, makroekonomik dengeler açısından enflasyonist baskıları destekleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Borsa İstanbul’da işlem gören lojistik ve gıda imalatı sektöründeki şirketlerin marjlarında girdi maliyetleri kaynaklı baskı görülebilecekken, küresel piyasalarda emtia fiyatlarındaki oynaklığın devam etmesi muhtemel görünmektedir.

Soner Güneş







































































































