• YARIM ALTIN
    20.236,00
    % -0,84
  • AMERIKAN DOLARI
    47,5461
    % 0,05
  • € EURO
    54,8279
    % 0,01
  • £ POUND
    64,0278
    % -0,22
  • ¥ YUAN
    7,0394
    % 0,02
  • РУБ RUBLE
    0,5927
    % -0,49
  • BITCOIN/TL
    2963451,247
    % -1,40
  • BIST 100
    13.438,46
    % -0,15

Küresel Piyasalar Ve Faiz Belirsizliği

Küresel Piyasalar Ve Faiz Belirsizliği

Küresel ekonomide büyüme ivmesinin zayıfladığı ancak enflasyon riskinin devam ettiği bir süreçte, merkez bankalarının şahin mesajları piyasalardaki faiz indirimi beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Yatırımcılar, ABD istihdam verileri ve Türkiye’nin temmuz ayı enflasyon rakamlarına odaklanarak portföy dengelerini güncelliyor.

A1 Capital tarafından hazırlanan analiz raporuna göre, Fed, BoE ve BoJ gibi küresel merkez bankalarının faizleri sabit tutmasına rağmen verdikleri mesajlar, piyasalardaki faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Fed, ekonomik aktivitenin güçlü seyretmesi nedeniyle şahin bir duruş sergilerken, piyasalar artık faiz indiriminden ziyade olası yeni artışları tartışıyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini izlemek adına bekle-gör stratejisini korurken, Japonya Merkez Bankası (BoJ) yenin değer kaybının fiyatlara olan yansımasından duyduğu endişeyi dile getirerek para politikasında sıkılaşma sinyalleri veriyor.

Türkiye piyasalarında ise yabancı yatırımcıların ilgisinin devam ettiği görülüyor. 24 Temmuz ile biten haftada yabancı yatırımcılar hisse senedi ve borçlanma senedi piyasalarına net giriş yaparken, özellikle DİBS tarafındaki alımlar dikkat çekiyor. Yurt içi DİBS stoklarının artması, yüksek nominal faizlerin hem yerli hem de yabancı yatırımcılar nezdinde tahvili cazip bir yatırım aracı olarak tuttuğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte, jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki hareketlilik, Türkiye’nin cari açık ve enflasyon görünümü üzerinde kritik bir belirleyici olma özelliğini sürdürüyor.

Analiz raporunda, yatırımcıların tek bir varlık sınıfına odaklanmak yerine dengeli bir portföy yapısı oluşturmaları gerektiği vurgulanıyor. Özellikle yüksek faiz ortamında, faizlerin önümüzdeki dönemde aşağı yönlü seyretme potansiyeline karşı tahvil ve borçlanma araçları fonlarının portföyün ana omurgasını oluşturması öneriliyor. Borsa tarafında ise yüksek döviz borcu olmayan, güçlü nakit akışına sahip ve fiyatlama gücü yüksek şirketlerin, mevcut piyasa belirsizliklerinde daha dirençli olabileceği değerlendiriliyor.

Analiz: Piyasalarda artık tek bir varlığın bütün yılı taşıdığı bir dönem geride kaldı. Yatırımcıların, yüksek faiz, kontrollü dezenflasyon, kademeli kur artışı ve jeopolitik belirsizlikleri içeren karmaşık bir senaryoya göre strateji kurmaları önem arz ediyor. Mevcut piyasa koşullarında %40 tahvil-bono, %30 borsa, %10 altın, %10 gümüş ve %10 nakit içeren defansif bir portföy dağılımı, hem mevcut yüksek getirilerden yararlanmayı hem de ileride oluşabilecek faiz indirimi döngüsüne hazırlık yapmayı mümkün kılacaktır.


YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.

Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Borsa Ekranı