• YARIM ALTIN
    21.428,00
    % -0,72
  • AMERIKAN DOLARI
    46,3227
    % 0,06
  • € EURO
    53,8919
    % 0,19
  • £ POUND
    62,3211
    % 0,16
  • ¥ YUAN
    6,8535
    % 0,01
  • РУБ RUBLE
    0,6370
    % 0,17
  • BITCOIN/TL
    3003823,350
    % -2,62
  • BIST 100
    14.492,57
    % 0,00

MIA Teknoloji’den Nükleer Hamle

MIA Teknoloji’den Nükleer Hamle

MIA Teknoloji, yeni nesil nükleer enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren yabancı bir şirketle stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında 100 MW kapasiteli küçük modüler reaktörlerin (SMR) geliştirilmesi ve yerlilik oranının yüzde 50’nin üzerine çıkarılması hedefleniyor.

MIA Teknoloji A.Ş. (MIATK), enerji arz güvenliği ve temiz enerji dönüşümüne yönelik stratejileri kapsamında önemli bir iş birliğine imza attı. Şirket, nükleer enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren uluslararası bir şirketle küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik stratejik iş birliği anlaşması yaptığını duyurdu.

Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre iş birliği kapsamında Türkiye’nin enerji politikaları doğrultusunda 100 MW kapasiteli SMR’lerin geliştirilmesi, yerli teknoloji ve üretim kabiliyetlerinin projeye yüzde 50’nin üzerinde entegre edilmesi ve sürdürülebilir bir teknoloji-ekosisteminin oluşturulması amaçlanıyor.

Projede, MIA Teknoloji iştiraklerinden Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.’nin teknoloji geliştirme ve yerli kapasite oluşturma süreçlerinde kritik rol üstlenmesi planlanırken, Global X A.Ş. ve Link Bilgisayar’ın da sahip oldukları teknik yetkinliklerle projeye katkı sağlaması öngörülüyor.

Anlaşma; mühendislik, tasarım, teknoloji transferi, yerlileştirme, üretim altyapısı, tedarik zinciri yönetimi, üniversite-sanayi iş birlikleri ve özel sektör katılımını kapsayan geniş kapsamlı bir model içeriyor. Yol haritasına göre teknolojinin olgunluk seviyesinin ilk dört yıl içinde TRL 7 düzeyine çıkarılması, sonraki dört yıllık dönemde ise üretim ve uygulama aşamalarına geçilmesi hedefleniyor.

Şirket, söz konusu iş birliğini yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda yüksek teknolojiye dayalı sanayi kapasitesinin geliştirilmesi, yerli mühendislik yetkinliklerinin artırılması ve Türkiye’de nükleer teknoloji ekosisteminin oluşturulması bakımından stratejik bir adım olarak değerlendirdi.

Projenin takvimi ve uygulama detaylarının ilgili kamu kurumları nezdindeki izin süreçleri ile teknik, ticari ve hukuki çalışmaların tamamlanmasının ardından netleşeceği belirtilirken, süreçteki gelişmelerin yatırımcılarla paylaşılmaya devam edileceği ifade edildi.