S&P Global Ratings, Türkiye’deki fon soruşturması ve tasfiye sürecinin mevcut haliyle ülkenin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasını beklemediğini açıkladı. S&P analisti Karen Vartapetov, otoritelerin sürece yönelik düzenlemelerini ve politika tepkisini “hızlı ve ikna edici” olarak nitelendirirken, gelişmelerin finansal sistem geneline yayılmadığını belirtti.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye’de son dönemde gündemin önemli başlıklarından biri haline gelen fon soruşturması ve tasfiye sürecinin ülkenin kredi notuna olası etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
S&P Global Ratings Orta ve Doğu Avrupa ile Bağımsız Devletler Topluluğu Ülke Kredi Notları Direktörü ve Lider Analisti Karen Vartapetov, mevcut gelişmelerin izole kalması halinde Türkiye’nin kredi notu açısından aşağı yönlü bir baskı oluşturmasını beklemediklerini söyledi.
“Politika tepkisi hızlı ve ikna edici”
Vartapetov, fon soruşturması kapsamında Türkiye’deki otoritelerin aldığı önlemleri ve politika tepkisini “hızlı ve ikna edici” olarak değerlendirdi. Sürecin kontrol altına alındığını belirten Vartapetov, fon krizinin şu ana kadar finansal sistem geneline yayılan olumsuz bir etki oluşturmadığını ifade etti.
S&P analistine göre mevcut veriler, fon krizinin Türkiye ekonomisi genelinde güven ve algı üzerinde geniş çaplı bir bozulmaya yol açtığını göstermiyor. Vartapetov; döviz kuru, dolarizasyon, finans ve bankacılık sektörünün likiditesi gibi alanlarda önemli bir tepki görülmediğine dikkat çekti.
Kredi notu açısından “izole kalması” önemli
Vartapetov, fonlarla ilgili gelişmelerin izole kalmasının kredi notu açısından kritik olduğunu vurguladı. Sürecin mevcut kapsamıyla sınırlı kalması halinde kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı beklemediklerini belirten Vartapetov, fon krizinin hanehalkının reel para birimi cinsinden varlıklara yönelik güvenini önemli ölçüde zedelememesi durumunda olumsuz etkilerin sınırlı kalabileceğini söyledi.
Bununla birlikte S&P analisti, sürecin kredi değerlendirmesinde tamamen göz ardı edilmeyeceğini belirtti. Vartapetov, fon gelişmelerinin S&P’nin kredi komitesinde mutlaka ele alınacağını ve sürecin bir risk unsuru olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Ancak şu aşamada fon krizinin önemli makroekonomik etkiler yaratacağına ilişkin belirgin bir kanıt bulunmadığını söyledi.
S&P’nin Türkiye kararı 16 Ekim’de
S&P Global Ratings’in Türkiye’ye ilişkin 2026 yılındaki ikinci kredi notu ve görünüm değerlendirmesini 16 Ekim’de açıklaması bekleniyor.
Kuruluş, nisan ayında gerçekleştirdiği son değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” seviyesinde teyit etmiş ve not görünümünü “durağan” olarak korumuştu.
Fon krizinin S&P’nin ekim ayındaki değerlendirmesinde nasıl ele alınacağı bu nedenle piyasalar açısından yakından takip edilecek.
Fon tasfiyeleri ve yatırımcı ödemeleri
Türkiye’deki fon soruşturması kapsamında SPK, 17 Eylül tarihli kararlarla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar vermişti. SPK’nın açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
Son gelişmeler kapsamında SPK, tasfiye edilen fonlardaki yatırımcılara yönelik ara ödeme sürecinin başlatılacağını açıklarken, süreçte önceliğin para piyasası fonlarına verilmesi öngörüldü.
Fon krizine ilişkin soruşturma da devam ederken, son günlerde yeni gözaltı kararları ve soruşturma kapsamındaki işlemler gündeme geldi.
S&P’nin son değerlendirmesi, piyasalar açısından özellikle fon krizinin finansal sistem geneline yayılıp yayılmayacağı ve yatırımcı güveni üzerindeki etkisinin kalıcı olup olmayacağı konularının Türkiye’nin kredi profili açısından önem taşıdığını ortaya koyuyor.

Soner Güneş






























































































































































