Küresel piyasalardaki belirsizlikler sürerken, Dünya Altın Konseyi tarafından açıklanan veriler merkez bankalarının sarı metale olan güveninin taze kaldığını gözler önüne serdi.
Jeopolitik risklerin arttığı ve enflasyonist baskıların dünya ekonomilerini zorladığı bir dönemde merkez bankaları, rezervlerini güçlendirmek için altın alım stratejilerini sürdürüyor. Dünya Altın Konseyi’nin paylaştığı güncel verilere göre, küresel altın rezervi sıralamasında Türkiye, stratejik hamleleriyle birçok gelişmiş ekonomiyi geride bırakarak dikkat çekici bir noktaya ulaştı.
Altının güvenli liman olma özelliği, özellikle merkez bankalarının döviz rezervlerini çeşitlendirme arayışında belirleyici bir unsur olmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son dönemde izlediği aktif rezerv biriktirme stratejisi, ülkenin küresel altın ligindeki konumunu sağlamlaştırarak dış şoklara karşı önemli bir koruma kalkanı işlevi görüyor.
Piyasalar tarafında ise altın fiyatlarındaki hareketlilik, merkez bankalarının alım iştahıyla desteklenmeye devam ediyor. Yılın ikinci yarısında jeopolitik gerilimlerin seyri ve Fed başta olmak üzere merkez bankalarının faiz politikaları, altının ons fiyatı üzerindeki temel belirleyiciler olmayı sürdürüyor.
Analiz: Merkez bankalarının istikrarlı altın talebi, emtia piyasalarında fiyat destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin rezervlerini güçlendirmesi, yerel piyasalarda güven iklimini destekleyen bir faktör olarak okunabilir. Altındaki bu güçlü duruş, Borsa İstanbul genelinde altın sertifikaları ve madencilik hisseleri üzerinde uzun vadede pozitif bir çarpan etkisi yaratabilir; ancak küresel çapta yaşanabilecek bir faiz indirimi beklentisi, altın fiyatlarında kısa süreli volatiliteyi tetikleyebilir.

Soner Güneş









































































































