Merhaba değerli Borsa Ekranı okurları. Bugün 5 Kasım 2026; masamda bir tarafta taze demlenmiş kahvem, diğer tarafta ise piyasaların tansiyonunu yansıtan canlı ekranlar var. Haftanın ortasından itibaren küresel piyasalarda esen ‘midterm’ rüzgarları ve merkez bankalarının para politikası metinleri, döviz kurlarını tarihi direnç seviyelerine taşıdı. Gözümüzü bir an olsun ayırmadığımız Dolar/TL’nin 50 TL psikolojik sınırını geride bırakması, sadece yerel bir hareket değil, küresel likidite değişiminin bir yansıması olarak okunmalı.
Dünya genelinde dolar, Amerikan ara seçim sonuçlarının yarattığı belirsizlik ve Fed’in gevşeme sinyalleriyle DXY endeksinde dört haftanın en düşük seviyelerini test ediyor. Ancak bu zayıflık sadece ABD iç dinamikleriyle sınırlı değil. IMF’nin özellikle gelişmekte olan piyasalara yönelik yüksek borçluluk ve faiz baskısı uyarıları, küresel dolar likiditesinin rotasını yeniden şekillendiriyor. Diğer tarafta ECB’nin Aralık ayı için masaya koyduğu faiz artırım ihtimali, Euro’nun dolar karşısında güç kazanmasına neden olurken, gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskı, ‘enflasyon-faiz-kur’ üçgenindeki kırılganlığı artırıyor.
Peki, Dolar Türkiye’de ne olur? Piyasa katılımcıları anketleri ve yabancı yatırım bankalarının güncel raporları, önümüzdeki çeyrekte kur üzerinde ‘yönetilen esneklik’ vurgusunun devam edeceğini gösteriyor. Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi kuruluşlar, TCMB’nin rezerv güçlendirme stratejisini desteklese de, 50 TL üzeri seviyelerin kalıcılığı konusunda çekincelerini koruyor. Yerli ekonomistlerin projeksiyonları ise kurun enflasyon farkı kadar hareket edeceğini, ancak dış ticaret açığındaki dengelenmenin hızının, kurun yönünü tayin edecek ana katalizör olacağını belirtiyor.
İhracatçımızın yakından izlediği Euro/Dolar paritesi 1.1291 seviyelerinde dengelenirken, Sterlin/TL’deki 67,67’lik seyir, İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) ‘gerçeklik kontrolü’ ile karşı karşıya. Avrupa’daki faiz artış beklentisi, pariteyi yukarı çekerek Euro/TL tarafında Sterlin ile benzer bir ivme yaratıyor. İthalat maliyetleri ve dış borç çevirme oranları göz önüne alındığında, bu çapraz kurlardaki hareketlilik hem bilanço yönetimi yapan şirketler hem de bireysel yatırımcılar için bir ‘dolar dışı çeşitlendirme’ ihtiyacını yeniden zorunlu kılıyor.
Dolar/TL için kritik destek 49,80, direnç 50,60; Euro/TL için destek 56,20, direnç 57,00 seviyeleri radarımızda. Paritede ise 1.1320 aşılmadıkça yukarı yönlü hareketler kısıtlı kalabilir.
Analiz: Küresel piyasalarda ‘seçim sonrası’ düzeltme ve ECB’nin şahin duruşu, doların dünyadaki dominasyonunu kısa vadede zayıflatsa da, Türkiye özelinde içsel enflasyonist dinamikler kurun yönünü tayin etmeye devam ediyor. Orta ve uzun vadede, TCMB’nin faiz patikası ile piyasa beklentileri arasındaki makasın daralması, kurda volatilitenin azalması için elzem. Yatırımcının bu süreçte sadece dolar değil, Euro ve Sterlin gibi sepet bazlı bir risk yönetimi izlemesi; küresel faiz artırım döngülerinin yarattığı ‘fırsat maliyetini’ minimize etmek açısından kritik bir öneme sahip. Önümüzdeki süreç, ‘sabit kur’ beklentisinden ziyade, ‘dalgalı ama öngörülebilir’ bir kur yönetimine evrilen bir dönemi işaret ediyor.

Borsa Ekranı Telegram Kanalı
Okuduğunuz haberle ilgili tüm sıcak gelişmeleri, faiz ve zam tablolarını kaçırmamak için Borsa Ekranı Telegram kanalımıza katılın.











































































































