✉ ileti@borsaekrani.com
Kıymetli Borsa Ekranı okurlarım, herkese kocaman bir günaydın. “Altın Güncesi”nin bu yeni haftasında, tarihin en volatil ve bir o kadar da heyecan verici piyasa dönemlerinden birinden geçiyoruz. Takvimler 26 Ekim 2026’yı gösterirken, ekranlarımızın karşısına geçip rakamları tek tek süzdüğümüzde, altının sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda küresel ekonominin kalbinin attığı en hassas barometre olduğunu bir kez daha net bir şekilde görüyoruz. Haftaya başlarken ons altın 4.016,02 dolar seviyelerinde soluklanırken, iç piyasada serbest piyasa gram altının 6.424,96 TL, çeyrek altının ise 10.534,31 TL bandında hareket ettiğini izliyoruz. Dolar/TL kuru ise 49,7761 seviyesindeki seyrini koruyor. Gelin, bu rakamların gerisindeki büyük resme hep birlikte yakından bakalım.
Küresel cephede ise taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Gözler tamamen ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yaklaşan kritik para politikası toplantısına ve enflasyon verilerine çevrilmiş durumda. Bir yandan petrol fiyatlarının da tetiklediği küresel enflasyonist baskılar, diğer yandan Fed’in faiz patikasına ilişkin belirsizlikler ons altını $4.000 psikolojik eşiğinde tutmaya çalışıyor. Küresel merkez bankalarının fiziki altın rezervi artırma iştahı ve jeopolitik riskler ons fiyatını desteklerken, piyasa yapıcılar her an gelebilecek makroekonomik verilere karşı temkinli bir bekleyiş içinde. Ancak ons altındaki bu küresel dans, yerel yatırımcı için masadaki sadece bir denlem.
İşte tam bu noktada, bizim gibi Türkiye’de yaşayan ve portföyünü korumak isteyen yatırımcılar için işin matematiği devreye giriyor. Birçoğunuzun bildiği ancak sıkça göz ardı ettiği o altın kuralı bir kez daha hatırlatmak isterim: Gram Altın = (Ons Altın x Dolar/TL) / 31.1035 formülü bizim can damarımızdır. Türkiye’deki gram altın, küresel ons fiyatından beslendiği kadar, Dolar/TL kurundaki her hareketten de doğrudan etki alan ‘çifte motorlu ve kaldıraçlı’ bir yapıya sahiptir. Ons altın uluslararası piyasalarda yatay seyretse dahi, kur tarafındaki istikrarlı yukarı yönlü ivme gram altını her daim yukarı taşıyan gizli bir yakıt görevi görür. Yatırımcılarımız bu iki dinamik arasındaki bağı asla koparmamalı, portföy stratejilerini kur ve ons dengesi üzerinden kurmalıdır.
Tabii ki işin bir de sokaktaki gerçeği, yani Kapalıçarşı dinamikleri var. Serbest piyasada fiziki altın talebinin canlılığını koruduğunu, banka ile fiziki piyasa arasındaki makas aralıklarının dönemsel olarak yatırımcının radarında olduğunu görüyoruz. Yastık altı alışkanlıklarının modern finansla buluştuğu bu mekanda, kuyumcu talebi ve fiziki teslimat maliyetleri fiyatlara doğrudan yansıyor. Özellikle böylesi kritik dönemlerde, yatırımcıların dijital ekranlardaki fiyatlar ile fiziki piyasadaki alış-satış marjlarını çok iyi hesaplaması, ani panik alım veya satımlarından kaçınması hayati önem taşımaktadır.
Hikmet Durmaz’ın Radarına Takılan Seviyeler:
Hikmet Durmaz’ın Radarındaki Eşikler: Ons altın için $3.980 – $4.000 bandı kritik destek, $4.050 ve $4.080 seviyeleri ise direnç noktaları olarak takip edilmelidir. Dolar/TL tarafında ise 49,50 – 50,00 TL psikolojik aralığı izlenirken; serbest piyasa gram altında 6.380 TL altı sarkmalar kısa vadeli trade fırsatları, 6.450 TL üzeri hareketler ise yeni direnç testleri olarak okunmalıdır.
Analiz: Önümüzdeki haftalarda Fed’in atacağı adımlar ve küresel enflasyon verileri piyasanın ana yönünü tayin edecektir. Ons altındaki $4.000 üzerindeki tutunma çabası, küresel bazda güvenli liman talebinin hâlâ canlı olduğunu gösteriyor. İç piyasada ise Dolar/TL kurunun taşıyıcı rolü ve ons ile olan senkronize hareketi, gram altının orta ve uzun vadeli yükseliş trendini korumasını sağlıyor. Yatırımcılara tavsiyemiz; kısa vadeli dalgalanmalara takılmadan, portföylerinde çeşitlendirilmiş fiziki ve dijital altın ağırlığını korumaları ve olası geri çekilmeleri birer kademeli toplama fırsatı olarak değerlendirmeleridir.









































































































