GCM Yatırım tarafından hazırlanan raporda, Euro Bölgesi’nde ekim ayı TÜFE beklentileri ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskıları detaylı bir şekilde inceleniyor.
Euro Bölgesi’nde yıllık TÜFE, 2025’in son aylarında ve 2026 başında Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yüzde 2’lik hedefine yakın seyretmişti. Ocak 2026’da yüzde 1,7’ye kadar gerileyen yıllık TÜFE, şubat sonunda başlayan İran Savaşı’yla birlikte yükselişe geçti. Enerji fiyatlarındaki artışla mart ayında yüzde 2,6’ya, nisanda yüzde 3,0’a çıkan veri, eylülde yüzde 3,8 ile Eylül 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Son 12 ayda manşet TÜFE yükselirken, enerji, gıda, alkol ve tütün hariç çekirdek TÜFE yüzde 2,2 ile yüzde 2,6 arasında yatay seyretti ve eylülde yüzde 2,5 oldu. Manşet ile çekirdek TÜFE arasındaki fark eylülde 1,3 puana açıldı. Bu da manşetteki yükselişin ağırlıklı olarak enerji kaleminden kaynaklandığını net bir şekilde gösteriyor.
Raporun Temel Bulguları ve Öne Çıkan Veriler
2025’in son aylarında ve 2026 başında yıllık bazda düşüşte olan enerji kalemi, ocak ayında yüzde 4 gerilemişti. Şubat sonunda başlayan savaşla birlikte enerji fiyatları hızla yükselişe geçti ve mart ayında yüzde 5,1, nisanda yüzde 10,8 arttı. Yaz aylarında yüzde 8-10 bandında seyreden enerji kalemi, eylülde yüzde 18,9 ile manşet TÜFE’ye en büyük katkıyı yaptı. Diğer kalemlerde ise artışlar sınırlı kaldı. Hizmet kalemi eylülde yüzde 3,2 ile yatay seyrederken, gıda, alkol ve tütün yüzde 1,3, sanayi ürünleri ise yüzde 1,1 arttı. Bu görünüm, enflasyon sepetindeki ana itici gücün jeopolitik riskler ve enerji maliyetleri olduğunu doğruluyor.
GCM Yatırım analistleri, raporda şu kritik verileri ve göstergeleri ön plana çıkarmaktadır:
- Manşet TÜFE (Eylül): %3,8 ile son dönemin en yüksek seviyesine ulaştı.
- Çekirdek TÜFE (Eylül): %2,5 seviyesinde yatay ve kontrollü seyrini sürdürdü.
- Enerji Kalemi Artışı: Savaş etkisiyle Eylül ayında yıllık bazda %18,9 oranında sıçradı.
- Hizmet Enflasyonu: %3,2 ile sınırlı ve öngörülebilir artış eğilimini korudu.
Piyasa Bağlamı ve Makro Görünüm
ECB, 29 Ekim’deki toplantısında enerji fiyatlarının yükselmeye devam ettiğini ve bunun hem enflasyonu artırma hem de büyümeyi zayıflatma riski taşıdığını vurguladı. Banka, eylülde akaryakıt fiyatlarının yüksek rafineri marjlarının da etkisiyle yeni zirvelere ulaştığına dikkat çekti. Başkan Lagarde, enerji fiyatları ne kadar uzun süre yüksek kalırsa diğer mal ve hizmet fiyatlarına yansıma ihtimalinin de o kadar artacağını belirtti. Lagarde’a göre dolaylı etkiler artmaya başladı ve üretim zincirinin ilk aşamalarında fiyat baskıları yükseliyor. Bununla birlikte ücretlerde henüz belirgin bir tepki görülmediğini ve ikinci tur etkiler konusunda şu an için ciddi bir risk görmediklerini ifade etti. Lagarde, uzun vadeli enflasyon beklentilerinin yüzde 2 civarında kaldığını da ekledi.
Ekim ayı öncü TÜFE verisi 4 Kasım’da açıklanacak. Piyasa beklentisi, yıllık TÜFE’nin yüzde 3,8’den yüzde 3,9’a yükselmesi yönünde. Açıklanan ülke verileri ise farklı bir tablo çiziyor. Yıllık TÜFE İtalya’da yüzde 4,2’den yüzde 5,6’ya, Fransa’da yüzde 3,4’ten yüzde 3,8’e yükselirken, İspanya’da yüzde 4,9 ile yatay kaldı. Almanya’da ise 1 Ekim’de yürürlüğe giren geçici akaryakıt vergisi indirimiyle veri geriledi. İtalya ve Fransa verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, bölge genelinde de yukarı yönlü riskleri artırıyor.
Riskler, Beklentiler ve Stratejik Yaklaşım
ECB, 29 Ekim’deki toplantısında mevduat faizini yüzde 2,5’te sabit tuttu ve aralık ayında yeni bir artışın gündemde olduğunu işaret etti. Bu nedenle ekim ayı TÜFE verisi, aralık toplantısına yönelik beklentiler açısından da yakından takip edilecek. Enerji maliyetlerinin kalıcı bir şekilde yüksek kalması, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü zayıflatırken, ECB’nin para politikası adımlarını sıkı tutmasını zorunlu kılmaktadır. Piyasalar, merkez bankasının atacağı adımların hem döviz koteasyonları hem de küresel tahvil piyasaları üzerindeki etkilerini fiyatlamaya devam ediyor.
Analiz: Euro Bölgesi’nde enerji maliyetleri kaynaklı enflasyonist baskıların kalıcılaşması, ECB’nin güvercin duruşundan uzaklaşarak sıkılaştırma hamlelerini masada tutmasına neden olmaktadır. Bu durum, küresel likidite koşullarını doğrudan etkilerken, gelişmekte olan ülke piyasaları ve Borsa İstanbul üzerinde de dolaylı yansımalar doğurabilir. Avrupa ekonomisindeki yavaşlama riskleri, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı olan bölgedeki ihracat talebini baskılayabilecek temel bir dış risk unsuru olarak izlenmelidir. Aracı kurum analistlerinin de işaret ettiği üzere, aralık ayındaki ECB faiz kararı öncesinde gelecek her veri küresel risk iştahını doğrudan şekillendirecektir.
Orijinal bülteni ve detayları kurumun sayfasında inceleyebilirsiniz.
YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Borsa Ekranı Telegram Kanalı
Piyasalardaki son dakika gelişmelerini, canlı borsa verilerini ve güncel ekonomi analizlerini anında takip edin.

Soner Güneş










































































































