ABD-İran hattında müzakere belirsizliği sürerken Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim enerji piyasalarını destekledi. Petrol fiyatları yüksek seviyelerde kalırken, küresel piyasalarda risk iştahı temkinli seyrini korudu.
Küresel piyasalar, Orta Doğu’da derinleşen jeopolitik risklerin etkisiyle haftanın son işlem gününde temkinli bir görünüm sergiledi. ABD ile İran arasında yeniden başlayabileceği konuşulan görüşmelere ilişkin net bir takvim oluşmaması ve taraflar arasındaki güven sorununun devam etmesi, yatırımcıların risk iştahını sınırladı. İran’ın sert tutumunu koruması ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka şartlarının sürmesi, diplomatik sürecin önündeki en önemli engeller arasında gösteriliyor.
Hürmüz Boğazı’nda İran güçlerinin ticari gemilere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğine dair haber akışı, bölgedeki tansiyonun yüksek seyrettiğini ortaya koydu. Deniz taşımacılığının risk altında kalmaya devam etmesi, küresel enerji arzına ilişkin endişeleri canlı tuttu.
Enerji piyasalarında bu gelişmelerin etkisiyle yukarı yönlü seyir izlendi. Brent petrolün varil fiyatı 107 dolara, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 97 dolara yükseldi. Yükselen enerji fiyatlarına rağmen hisse senedi piyasalarında satışların sınırlı kalması, yatırımcıların halen olası bir anlaşma ihtimalini fiyatladığına işaret etti. ABD endekslerinde haftalık kayıpların düşük seviyede kalması da piyasada tam anlamıyla bir riskten kaçış yaşanmadığını gösterdi.
Avrupa tarafında ise ekonomik görünüm zayıflamaya devam etti. Almanya’da Nisan ayı Ifo iş ortamı endeksi 84,4 ile beklentilerin altında kalarak son iki yılın en düşük seviyesine geriledi. Artan enerji maliyetlerinin iş dünyası güvenini baskıladığı ve stagflasyon risklerini artırdığı değerlendirildi.
European Central Bank yetkilileri, enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon baskısına rağmen kısa vadede hızlı bir politika değişikliğine sıcak bakmadıklarını belirtti. Büyümedeki yavaşlama ve maliyet baskıları, para politikası kararlarını daha karmaşık hale getiriyor.
Swiss National Bank ise artan küresel belirsizliklere karşı İsviçre frangındaki aşırı değerlenmeyi önlemek amacıyla gerektiğinde döviz piyasasına müdahale edebileceğini açıkladı. Banka, politika araçlarını sınırsız şekilde kullanabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
Asya cephesinde Japonya öne çıktı. USD/JPY paritesinin 160 seviyesine yaklaşması, Japon yetkililerin olası kur müdahalesine yönelik uyarılarını artırdı. Yükselen petrol fiyatlarının ekonomi üzerindeki baskısı nedeniyle Bank of Japan’ın daha şahin bir duruş sergileyebileceği beklentileri güç kazandı.
Değerli metaller tarafında ise altın fiyatları sert düşüşün ardından toparlanarak 4.750 dolar seviyesinin altında dengelendi. Analistler, altın fiyatlarının kısa vadede büyük ölçüde ABD-İran hattından gelecek haber akışına bağlı hareket etmeyi sürdüreceğini belirtiyor.
Soner Güneş





































































































