Küresel piyasalar yeni haftanın ilk işlem gününde ABD-İran gerilimi, Hürmüz Boğazı’ndaki potansiyel arz riskleri ve Fed’in para politikasına ilişkin değişen beklentilerle hareketleniyor. ABD’nin enerji fiyatlarındaki artışı kabullenmeye hazır olduğunu açıklaması, Tahran üzerindeki baskının devam edeceğine işaret ediyor. Fed’e yönelik güvercinleşen beklentiler ise dolar ve kısa vadeli tahvil getirilerinde düşüşe neden oluyor.
İş Yatırım tarafından hazırlanan analiz raporuna göre, küresel piyasalar yeni haftaya ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki potansiyel arz riskleriyle başlıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın benzin fiyatlarındaki yükselişi İran’a karşı uygulanan baskının kabul edilebilir bir maliyeti olarak görmesi, Washington’ın enerji fiyatlarındaki artışa rağmen Tahran üzerindeki baskıyı hafifletmeye niyetli olmadığını gösteriyor. Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ABD toprağı ilan edebileceği yönündeki söylemleri ise gerilimin yeni bir aşamaya taşındığına işaret ediyor. Bu durum hukuki bir değişiklik yaratmasa da ABD’nin boğaz üzerindeki kontrol iddiasını güçlendiriyor.
Raporda, Hürmüz Boğazı’ndaki fiziksel trafiğin de siyasi söylemin ötesinde belirgin bir sıkılık sinyali verdiği belirtiliyor. Hafta sonunda boğazdan geçen gemi sayısının keskin biçimde azaldığı, cumartesi günü sadece beş gemi geçişi yapılırken pazar günü ise hiçbir geçiş kaydedilmediği vurgulanıyor. Bu tablonun, ABD ile İran arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlanamamasıyla birleştiğinde, sevkiyattaki zayıflığın geçici bir operasyonel aksaklıktan ziyade daha kalıcı bir arz riskine dönüşebileceği endişesini artırdığı ifade ediliyor. Petrol fiyatları bu gelişmelerle haftaya yükselişle başlarken, Brent yüzde 1’e kadar yükselerek 89,40 dolara, WTI ise 82,83 dolara çıktı. Ancak zayıflayan küresel talep görünümü, jeopolitik risk priminin fiyatlara tam olarak yansımasını sınırlıyor.
Makroekonomik cephede ise Fed beklentileri yumuşuyor. ABD’de temmuz perakende satışlarının belirgin biçimde zayıflaması ve son enflasyon verilerinin daha ılımlı bir görünüm sunması, eylül toplantısında faiz artışı olasılığını yüzde 30’un altına çekmiş durumda. İki yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 4,15’e düşerken, dolar mayıs ayından bu yana en düşük seviyelerine yaklaştı. Ancak Goldman Sachs, piyasa fiyatlamasının hala gereğinden fazla şahin olduğunu ve faiz artışı priminde daha fazla geri çekilme alanı bulunduğunu belirtiyor. Öte yandan altında güçlü bir yukarı kırılımın gerçekleşmemesi, kısa vadede teknik düzeltme riskini artırıyor, ancak orta vadeli makro hikaye Fed beklentilerinin yumuşamasıyla destekleyici kalmaya devam ediyor.
İran’ın ABD askerlerine yönelik çağrısını genişletmesi ve bilgi sağlayanlara verilecek ödülü 60 bin dolara kadar yükseltmesi de gerilimin kısa vadede sönümlenmekten uzak olduğunu gösteriyor. Bu adım, ABD’nin bölgedeki askeri baskısına karşı daha asimetrik yöntemlerin devreye alınabileceği endişesini doğuruyor. Japonya’da ise ikinci çeyrekte beklentilerin altında kalan büyümeye rağmen, BOJ’un yakın vadede faiz artırabileceği beklentisi ve mali riskler uzun vadeli tahvil getirilerini tarihi zirvelere yakın tutuyor. Japonya tahvil piyasasında satış baskısı, zayıf büyümeye rağmen BOJ’un faiz artışı beklentisi ve genişlemeci maliye politikası nedeniyle devam ediyor.
Analiz: ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz üzerinden sertleşmeye devam etmesi, petrol piyasasında fiziksel arz riskini haftanın ana fiyatlama unsuru haline getiriyor. Zayıflayan ABD verileri Fed’in yakın vadede faiz artıracağı beklentisini azaltırken dolar ve kısa vadeli tahvil getirileri geriliyor, Goldman Sachs ise mevcut fiyatlamayı hala fazla şahin buluyor. Altında makro zemin destekleyici kalmasına rağmen daha güçlü bir yükseliş öncesinde teknik düzeltme riski öne çıkıyor. Japonya’da beklentilerin altında kalan büyümeye rağmen BOJ’un faiz artıracağı beklentisi ve mali riskler, uzun vadeli tahvil getirilerini tarihi yüksek seviyelere yakın tutuyor.
YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Soner Güneş









































































































