Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 10 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını beklerken, yıl sonu enflasyon beklentileri hafif yukarı yönlü revize edildi.
Matriks Haber tarafından 26 önde gelen aracı kurum ve bankanın katılımıyla gerçekleştirilen son anket, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 10 Eylül’deki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin ekonomist beklentilerini ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, piyasa katılımcılarının büyük çoğunluğu, bankanın politika faizini mevcut yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmasını öngörüyor. Bu durum, TCMB’nin mevcut sıkı para politikası duruşunu bir süre daha koruyacağına işaret ediyor.
Anketin detayları, yıl sonu politika faizi beklentisinin yüzde 35 seviyesinde korunmaya devam ettiğini gösterdi. Ancak 2026 yılı sonu enflasyon tahminlerinde küçük bir revizyon dikkat çekti. Daha önceki yüzde 29 seviyesindeki enflasyon beklentisi, bu son anketle birlikte yüzde 29,5’e yükseldi. Bu artış, enflasyonla mücadelede karşılaşılan potansiyel zorluklara veya güncel ekonomik dinamiklere yönelik piyasa hassasiyetini yansıtıyor.
Ekonomistlerin bu beklentileri, TCMB’nin enflasyonla mücadelesinde atacağı adımların yakından takip edildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle enflasyon beklentisindeki yukarı yönlü revizyon, bankanın gelecekteki iletişiminde ve para politikası kararlarında nasıl bir yol izleyeceği konusunda piyasalarda yeni bir tartışma başlatabilir. Sıkı para politikasının süresi ve olası gevşeme adımlarının zamanlaması, önümüzdeki dönemde ekonomik aktörlerin odak noktası olmaya devam edecek.
Analiz: TCMB’nin politika faizini sabit tutma beklentisi, kısa vadede piyasalar açısından mevcut durumun korunacağı sinyalini vererek belirsizliği azaltabilir. Borsa İstanbul’da, özellikle enflasyon beklentisinin hafifçe yükselmesi, defansif hisselere ve reel değerini koruma potansiyeli yüksek sektörlere yönelik ilgiyi artırabilir. Enflasyon endişeleri, altın ve diğer emtia fiyatlarını destekleyici bir faktör olabilirken, güçlü faiz duruşu bu etkiyi dengeleyebilir. Genel piyasalarda ise, faizlerin sabit kalması döviz kurlarında kısa süreli istikrar sağlarken, yıl sonu enflasyon beklentisindeki artış, orta vadede makroekonomik dinamikler ve yatırım kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.

Soner Güneş







































































































