Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İstanbul’da düzenlenen “Türkiye-Pakistan İş Forumu”nda iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi çağrısında bulundu.
Şerif, Türkiye’nin Pakistan için dünya çapında en sadık müttefiklerden biri olduğunu vurgulayarak, kardeşçe bağların yüzyıllar öncesine dayandığını belirtti. Konuşmasında, Türkiye’nin sanayi yapısındaki dönüşümü ve otomobil, tekstil, hayvancılık, tarım gibi sektörlerdeki başarılarını “küçük bir mucize” olarak nitelendirdi ve Pakistan’ın bu deneyimlerden ders çıkarmak istediğini ifade etti.
Başbakan Şerif’in konuşmasından öne çıkanlar:
- ABD-İran Arabuluculuğu: Türkiye’nin desteğiyle Pakistan’ın ABD ve İran arasında barış için arabuluculuk yapabildiği ve İslamabad Mutabakat Anlaşması’nın imzalandığı belirtildi.
- Yatırım Fırsatları: Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edileceği açıklandı. Ülkesinin nadir mineral kaynakları açısından zenginliğine dikkat çekilerek, ortak iş birliğiyle bu kaynakların keşfedilmesi çağrısı yapıldı.
- Genç Nüfus ve Teknoloji: Pakistan’ın 240 milyonluk nüfusunun yüzde 60’ının 15-30 yaş grubundan oluştuğu ve bu genç nüfusun yapay zeka odaklı girişimler ve teknoloji yatırımlarıyla ekonomik avantaja dönüştürülebileceği vurgulandı.
- Enerji Reformları: Pakistan’ın enerji sektöründe kapsamlı reformlar yürüttüğü ve Türkiye’nin bu süreçte güçlü destek verdiği belirtildi. Türkiye’nin, özellikle şirketler arası işbirlikleri yoluyla Pakistan’a yatırım konusunda istekli olduğu kaydedildi.
Şerif, iki ülkenin tarih boyunca zor zamanlarda birbirinin yanında olduğunu, Türkiye’nin son dönemdeki bir bölgesel çatışmada Pakistan’a “kaya gibi durduğunu” ve ticari kayıpları göze aldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ilişkilerin daha da ileri taşınması arzusunu dile getirdi.
Analiz: Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in Türkiye-Pakistan İş Forumu’ndaki konuşmaları, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri güçlendirmeye yönelik güçlü bir siyasi iradenin varlığını göstermektedir. Özellikle Karaçi Sanayi Parkı’nda Türk yatırımcılara özel bölge tahsisi, enerji sektöründeki reformlar ve nadir mineral kaynaklarının ortak keşfi gibi somut iş birliği alanlarının belirlenmesi, Türk şirketleri için yeni yatırım ve pazar fırsatları yaratma potansiyeli taşımaktadır. Yapay zeka ve teknoloji odaklı genç nüfusun vurgulanması ise dijitalleşme ve yenilikçi projelerde ortaklıkların önünü açabilir. Bu adımlar, bölgesel iş birliğini derinleştirirken, Türkiye’nin dış ticaret hacmi ve yatırım coğrafyasını çeşitlendirme stratejisine de katkı sağlayabilir.
Soner Güneş
































































































































