Küresel piyasalar, ABD’den gelen zayıf istihdam verileri ve Fed’in faiz patikasında temkinli ilerleyebileceği beklentileriyle şekillenirken, yurt içinde tüm dikkatler Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne çevrildi. Altın fiyatları için temkinli sinyaller veren JPMorgan’ın yanı sıra, Hürmüz Boğazı’ndaki toparlanma petrol piyasasında denge arayışını hızlandırıyor.
Geçtiğimiz hafta küresel piyasaların seyrini ABD’den gelen istihdam verileri belirledi. Haziran ayında tarım dışı istihdamın yalnızca 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça gerisinde kalması ve önceki aylara ait verilerin aşağı yönlü revizyonu, Fed’in faiz politikası konusunda daha temkinli bir duruş sergileyebileceği ihtimalini güçlendirdi. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Avrupa Merkez Bankası forumunda yaptığı açıklamalar, enflasyon beklentileri ve risklerinin gerilediği, piyasa oynaklığının azaldığı ve tahvil getirilerinin düştüğü bir tablo çizerek bu beklentileri destekledi.
Yurt içinde ise Haziran enflasyon verileri, aylık %0,99 ve yıllık %32,11 ile piyasa beklentilerine paralel geldi. Hizmet kalemlerindeki katılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikasındaki sıkı duruşunu koruyacağı algısını pekiştirdi. Bu hafta ise tüm gözler 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne çevrilecek. ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağı zirvede, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile özel bir görüşme yapması beklenirken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile de ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştireceği belirtiliyor. İttifak üyelerinin milyarlarca dolarlık savunma anlaşmalarını açıklaması bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın paylaştığı zirve gündeminde savunma yatırımlarının artırılması, İttifak’ın caydırıcılık kabiliyetlerinin güçlendirilmesi ve Avrupa-Atlantik bölgesindeki güvenlik riskleri ön planda yer alacak. Ukrayna’daki savaş ve güney kanadındaki gelişmeler de ele alınacak.
JPMorgan’dan Altın Hedefinde İndirim ve Petrol Piyasasında Denge Arayışı
Altın fiyatlarındaki yükseliş eğilimine rağmen, JPMorgan yıl sonu beklentisini aşağı yönlü revize etti. Banka, üçüncü çeyrekte ons başına 4.300 dolar, dördüncü çeyrekte ise 4.500 dolar seviyesini işaret eden yeni bir tahmin açıkladı. Bu revizyonun arkasında altın talebini besleyen kilit sektörlerdeki zayıflamanın yattığı, güçlü seyreden ABD verilerinin Fed’in erken bir faiz artırımına yönelmesine zemin hazırlaması halinde ise bu tahminlere yönelik risklerin aşağı yönlü olabileceği belirtiliyor. Ancak uzun vadeli iyimserlik korunarak, 2027 için merkez bankası alımları ve fiziki talebin fiyatları desteklemeye devam edeceği öngörülüyor.
Petrol piyasasında ise OPEC+ grubunun Ağustos ayı üretim kotasını günlük 188 bin varil artırma kararı almasıyla toparlanma sinyalleri güçlendi. ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışma döneminde Hürmüz Boğazı’nın tanker trafiğine kapanmasıyla yaşanan ihracat kısıtlamaları sonrası, boğazın kademeli olarak yeniden açılması ve Basra Körfezi’nden ihracatın canlanması küresel arz beklentilerini güçlendirdi. Brent vadelileri varil başına 72,07 dolar, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 68,74 dolardan işlem görüyor. Körfez ülkelerinin ihracatı Haziran ayında Mayıs’a kıyasla günlük 3 milyon varilin üzerinde artarak 10 milyon varili aşsa da, bu seviye savaş öncesinin yaklaşık %40 gerisinde bulunuyor. Çin’in zayıflayan ithalatı ve Uluslararası Enerji Ajansı koordinasyonundaki rekor stratejik rezerv salımının etkisiyle fiyatlar savaş öncesi seviyelere geri dönmüş durumda.
Jeopolitik cephede, Tahran’da İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Hamas’ın siyasi liderliğinin görüşmesi bölgesel gerilimin devam ettiğine işaret etti. Kalibaf, Washington ile barış olmadığını ve İsrail’i tanımayacaklarını vurgularken, bu durumun piyasalar üzerindeki jeopolitik risk priminin yakın vadede sürebileceğine dikkat çekti.
Asya borsalarında ise yarı iletken ve teknoloji hisselerindeki toparlanmanın ivme kaybetmesiyle satış baskısı öne çıktı. Yapay zeka rallisinin kalıcılığına yönelik endişeler Güney Kore borsasını (Kospi Endeksi) olumsuz etkilerken, Samsung Electronics ve SK Hynix gibi çip üreticisi devler günü değer kaybıyla tamamladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) değerlendirmesine göre, ikinci çeyrekte enerji ithalatındaki belirgin artışa rağmen ihracatın güçlü seyriyle dış ticaret dengesinde iyileşme görüldü. Küresel enerji fiyatlarındaki artışa rağmen, cari dengenin ihracat performansı, hizmet gelirleri ve iç talep gibi birçok unsurdan etkilendiği belirtildi. Özellikle Avrupa’dan gelen talebin Türkiye’ye yönelmesi ve savunma sanayisinin ihracattaki payını artırması ihracatı desteklerken, sıkı para politikası ve zayıf iç talep enerji dışı ithalatı düşürdü. Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarındaki normalleşme, savaşın cari açık üzerindeki risklerini önceki aylara kıyasla azalttı.
Analiz: Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve Fed’in potansiyel faiz patikası, yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Yurt içinde ise NATO Zirvesi, hem diplomatik hem de ekonomik açıdan kritik kararların alınabileceği bir platform sunuyor. Emtia piyasalarında altın için temkinli bir dönem başlarken, petrol arzındaki toparlanma dengeyi yeniden kuruyor. Jeopolitik gelişmeler ve bölgesel gerilimler risk primini canlı tutarken, Türkiye’nin dış ticaret dengesindeki olumlu sinyaller, genel makroekonomik görünüm için önemli bir dayanak oluşturuyor. Bu hafta, hem küresel para politikaları hem de bölgesel jeopolitik dinamikler piyasaların ana gündem maddeleri olmaya devam edecek.
Soner Güneş
































































































































