Küresel piyasalar Fed beklentileri ve jeopolitik gelişmelerle şekillenirken, yurt içinde enflasyon verileri ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) stratejileri mercek altında. NATO zirvesinin ekonomik etkileri de gündemde.
Geçtiğimiz hafta küresel piyasalarda Avrupa endeksleri rekorlar kırarak öne çıktı. Stoxx Europe 600, DAX, SMI ve Ibex gibi önemli endeksler zirve tazelerken, ABD’de aylık istihdam raporunun beklentilerin altında kalması Federal Rezerv’in (Fed) faiz artırımı beklentilerini erteleyerek yatırımcıları rahatlattı. Dow Jones yeni rekorlar kırsa da, ABD piyasalarında teknoloji, yarı iletken ve yapay zeka hisselerindeki düşüşler genel havayı olumsuz etkiledi. Yıl başından bu yana hem Stoxx Europe 600 hem de S&P 500, %9’un üzerinde yükseliş kaydetti.
Emtia piyasalarında ise petrol fiyatları dördüncü haftada da düşüş yaşadı. Brent petrolü varil başına 71,90 dolara, WTI petrolü ise 68,60 dolara geriledi. Piyasa, ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmelerin ilerlemesi ve Orta Doğu’dan gelen arzda iyileşme beklentisiyle bu seyri izledi. Altın fiyatları ise ons başına 4.180 doların üzerine çıkarak keskin bir toparlanma gösterdi. ABD’deki beklenenden düşük istihdam verileri Fed’in faiz artırım beklentilerini azaltırken, bu durum getiri sağlamayan altın için destekleyici oldu. Sanayi metallerinde alüminyum düşüş yaşarken, bakır Londra’da 13.326 dolar civarında işlem gördü.
Yurtiçinde ise haziran ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verileri açıklandı. Manşet TÜFE aylık %0,99, yıllık %32,11 olarak gerçekleşerek beklentilerin altında kaldı. Ancak iDeal Haber Merkezi analistleri, asıl kritik tarafın çekirdek enflasyon olduğunu belirtiyor. B endeksi aylık %1,66, yıllık %31,18; C endeksi ise aylık %1,46, yıllık %29,84 olarak geldi. Bu durum, manşet enflasyonun düşmesine rağmen çekirdek enflasyonun aylık bazda hala manşetten daha yüksek artış gösterdiğini ortaya koydu.
Enflasyondaki ayrışma özellikle mal ve hizmet gruplarında belirginleşti:
- Mallar: Aylık sadece %0,53 artarken, yıllık %27,90 oldu. Dezenflasyon hikayesi mal tarafında çalışıyor.
- Hizmetler: Aylık %1,69, yıllık %39,64 artışla fiyat katılığı güçlü seyrini korudu.
- Kira: Aylık %2,65, yıllık %47,87 artışla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) en büyük derdi olmaya devam ediyor.
- Gıda: Ana grup aylık %0,17 artmasına rağmen, taze meyve-sebzedeki %10,22’lik düşüş manşeti ciddi rahatlattı. Ancak işlenmiş gıdadaki %2,60’lık artış kalıcı maliyet ve fiyatlama davranışına işaret ediyor.
Bu hafta piyasaların ana gündemi küresel tarafta 6 Temmuz Pazartesi ABD ISM Hizmet PMI, 7 Temmuz Salı ABD dış ticaret dengesi ve Fed’in son toplantı tutanakları olacak. Avrupa’da Almanya’dan gelecek fabrika siparişleri ve sanayi üretimi, Çin’den ise haziran CPI/PPI ve finansman verileri takip edilecek.
Yurtiçinde ise gözler NATO toplantısında olacak. iDeal Haber Merkezi analistleri, bu zirvenin, klasik bir siyasi zirveden ziyade ekonomik ve sanayi yatırımı zirvesi niteliğinde olabileceğini belirtiyor. Yeni savunma üretim anlaşmaları, ortak tedarik programları ve somut iş birliklerinin açıklanması durumunda, bunun savunma ve yüksek teknoloji şirketlerinin sipariş görünümünü 1-3 yıl boyunca destekleyen yapısal bir tema haline gelebileceği düşünülüyor. Ayrıca, olumlu diplomatik mesajların Türkiye’nin risk primini ve yabancı yatırımcı algısını iyileştirerek bist ve tl varlıklar için de destekleyici olacağı bekleniyor.
Analiz: iDeal Haber Merkezi analistleri, haziran enflasyon verilerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) açısından “çok rahatlatıcı” değil, “kontrollü rahatlatıcı” bir veri olduğunu belirtiyor. Çekirdek C endeksinin aylık %1,46 gelmesi, dezenflasyonun başladığını ancak agresif faiz indirimi için henüz tam temiz bir tablo olmadığını gösteriyor. Bu bağlamda, TCMB’nin temmuz ayında doğrudan agresif faiz indirimi yerine, fiili fonlama maliyetini %40’tan politika faizine, yani %37 civarına yaklaştırmak suretiyle “sıkılığı tamamen bırakmıyorum ama olağanüstü sıkılaştırmayı geri alıyorum” mesajı vermesi bekleniyor. Bu teknik hamle, tabeladaki faizi indirmeden piyasaya yaklaşık 300 baz puanlık bir gevşeme hissi verebilir. Eylül ayında ise tablo temmuz-ağustos enflasyon verilerine bağlı olacak. Eğer aylık TÜFE %1,0-1,3 bandında ve çekirdek C endeksi %1,2’nin altına doğru gelirse, 250 baz puanlık bir indirim daha mümkün görülebilir. Ancak çekirdek C’nin yeniden %1,5-2,0 bandına çıkması veya kurda baskı oluşması durumunda TCMB’nin daha temkinli davranarak sadece likidite ayarıyla yetinebileceği öngörülüyor. iDeal Haber Merkezi’nin baz senaryosuna göre, yıl sonunda politika faizinin %31-32 bandında, fiili fonlama maliyetinin ise %33-34 bandında olması daha makul bulunuyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi ise haziran itibarıyla yılbaşından bu yana TÜFE artışının %17,76 olduğu ve çekirdek tarafın hala yüksek seyrettiği göz önüne alındığında, baz senaryoda %27-29 bandı, daha iyi senaryoda ise %26-27 olarak belirlendi.
Soner Güneş
































































































































