• YARIM ALTIN
    21.830,00
    % 2,74
  • AMERIKAN DOLARI
    47,7214
    % 0,02
  • € EURO
    55,2257
    % 0,05
  • £ POUND
    64,4842
    % 0,10
  • ¥ YUAN
    7,0768
    % 0,00
  • РУБ RUBLE
    0,5780
    % -0,85
  • BITCOIN/TL
    3111947,101
    % 0,50
  • BIST 100
    13.857,79
    % 0,57

Küresel Piyasalar Yoğun Haftaya Başlıyor

Küresel Piyasalar Yoğun Haftaya Başlıyor

ABD işgücü piyasasında yaşanan ivme kaybı sonrası Fed’in eylül ayında faiz artırma baskısı azalırken, küresel enflasyon ve Orta Doğu’daki gelişmeler piyasaların yönünü belirlemeye devam ediyor. Yeni haftada yurt içinde Enflasyon Raporu, yurt dışında ise ABD TÜFE ve perakende satışlar verileri yakından izlenecek.

Analiz: Ünlü & Co tarafından hazırlanan analize göre, normal şartlar altında ABD’de istihdam ve Türkiye’de enflasyon verisi sonrası gelen hafta sakin geçerken, mevcut durumda gerek Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler gerekse ABD’de açıklanacak tüketici enflasyonu (TÜFE) ve perakende satışlar ile yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Enflasyon Raporu nedeniyle yoğun bir gündemle karşılaşıyoruz.

ABD işgücü piyasası temmuz ayında belirgin şekilde ivme kaybetti. Tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken, mayıs ve haziran verilerinin toplam 103 bin aşağı yönlü revize edilmesi, son aylardaki istihdam görünümünün düşünülenden daha zayıf olduğunu gösterdi. İşsizlik oranının yüzde 4,2’den yüzde 4,1’e gerilemesi kısmen dengeleyici olsa da, bu düşüşün önemli ölçüde işgücüne katılımın azalmasından kaynaklanması tabloyu daha kırılgan hale getiriyor. Ücret artışlarının yıllık bazda yüzde 3,2’ye yavaşlaması da işgücü talebindeki soğumanın ücret baskılarına yansımaya başladığına işaret ederken, özel sektör yalnızca 30 bin kişilik sınırlı istihdam yaratabildi. Eğitim sektöründeki mevsimsel etkiler dikkate alındığında tek aylık negatif manşete aşırı anlam yüklenmeyebilir ancak eğlence-konaklama ve finans gibi sektörlerdeki zayıflık, işe alım iştahının geniş tabanlı biçimde güç kaybettiğini gösteriyor. Fed açısından asıl sorun, zayıflayan istihdamın yüksek seyreden enflasyonla aynı döneme denk gelmesi. Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetlerini yükseltmesi ve tarifelerin yeniden devreye girmesi fiyat baskılarını canlı tutarken, işgücü piyasasındaki ivme kaybı yeni bir faiz artışının ekonomik maliyetini artırıyor. Bu nedenle temmuz istihdam raporu, Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmasa da acil sıkılaşma baskısını önemli ölçüde azaltıyor. Piyasanın daha sınırlı faiz artışı senaryosunu fiyatlamaya başlamasıyla ABD tahvil faizleri üzerinde baskı oluştu ve hisse senetlerinde alımlar güçlendi. S&P 500 yüzde 0,62, Nasdaq yüzde 1,30, Dow Jones ise yüzde 0,28 yükselerek rekor kapanışlar yaptı. Fed, eylül toplantısı öncesinde ağustos istihdam verisini ve yeni enflasyon rakamlarını da yakından takip edecek.

Hafta sonu öne çıkan gelişme ise Çin enflasyonu oldu. Temmuz ayında üretici fiyat enflasyonu yıllık bazda yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e gerileyerek üç ayın en düşük seviyesine indi ve yüzde 3,8’lik beklentinin altında kaldı. Tüketici enflasyonu da yüzde 1,0’den yüzde 0,5’e yavaşladı. Daha düşük Çin enflasyonu küresel fiyat baskılarının gevşemesi açısından olumlu kabul edilebilirken, fiyat baskısındaki düşüşün önemli kısmının zayıf iç talebi yansıtması, Çin ve küresel büyüme görünümü açısından negatif bir resim çiziyor. Orta Doğu’daki gelişmeler, özellikle Hürmüz belirsizliği nedeniyle petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi, geçen hafta güçlenen diplomatik çözüm beklentisine darbe vurarak piyasaları zayıf istihdam kaynaklı düşük faiz beklentisi ve yüksek petrol kaynaklı enflasyon riski arasında sıkıştırıyor.

Türkiye’de ise haftanın merkezinde perşembe günü açıklanacak olan yılın üçüncü Enflasyon Raporu yer alıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mayıs ayında 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’ya yükseltmişti; buna karşın temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nde piyasanın yıl sonu beklentisi zaten bu seviyenin belirgin şekilde üzerinde, yüzde 29,2 seviyesinde bulunuyor. Piyasanın yeni raporda tahmini değiştirilip değiştirilmemesinden çok, TCMB’nin enerji fiyatları, iç talep, gıda ve hizmet enflasyonu ile önümüzdeki dönemdeki faiz indirim alanı hakkında vereceği mesajlara odaklanacağı belirtiliyor. Döviz piyasalarında petrol fiyatları temel belirleyici unsurlardan biri olmaya devam ederken, petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişler cari denge ve enflasyon görünümü üzerinden Türk lirası (TL) ve TL tahvilleri açısından negatif, CDS açısından ise risk primini artırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Bugün açıklanacak sanayi üretimi ve perşembe günkü cari işlemler dengesi verileri de yurt içinde önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Borsa İstanbul tarafında ise cuma günü açıklanan ABD istihdam verisinin genel olarak olumlu değerlendirilebileceği belirtiliyor. Fed’in eylül ayında faiz artırma olasılığının azalması, gelişmekte olan ülke varlıkları üzerindeki dolar ve küresel faiz baskısını hafifletiyor. ABD tahvil getirilerinin gerilemesi ve doların zayıflaması, yabancı yatırımcının gelişmekte olan ülke hisselerine yönelmesi açısından daha elverişli bir finansal ortam yaratabilir. Öte yandan, bu hafta yurt içinde dört halka arzın yapılacak olması, toplam büyüklüğünün 20 milyar TL’ye yakın olması nedeniyle likidite tarafında sıkışıklığı artırabilecek bir risk olarak öne çıkıyor. BIST-30 en yakın vadeli VIOP kontratlarında 15738, 15565, 15386 destek, 16090, 16269 ve 16442 ise direnç noktalarını oluşturuyor. USD/TL en yakın vadeli VIOP kontratlarında ise 48.4643, 48.4406, 48.4093 destek, 48.5193, 48.5506 ve 48.5743 ise direnç noktaları olarak izlenebilir.

📄

Ünlü & Co Analiz Raporu
Orijinal raporu PDF formatında indirebilirsiniz.

⇓ Raporu İndir


YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.

Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Borsa Ekranı