İran Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Yedullah Cevani, ABD ile varılan bir mutabakat zaptı çerçevesinde savaşın sona ermesi gerektiğini ve Hürmüz Boğazı’nın ABD taahhütlerini yerine getirene kadar açılmayacağını belirtti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutan Yardımcısı Yedullah Cevani, küresel enerji piyasalarında yeni bir gerilim dalgası yaratabilecek açıklamalarda bulundu. Cevani, ABD ile daha önce varılan bir mutabakat zaptı temelinde çatışmaların sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, bu anlaşmanın şartları yerine getirilene dek kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine açılmayacağını bildirdi. Bu açıklama, Orta Doğu’daki jeopolitik riskleri ve enerji arz güvenliği endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Cevani ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki düzenin savaş öncesi haline dönmeyeceğini net bir dille ifade etti. Bu durum, dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan boğazda kalıcı bir güvenlik ve transit rejimi değişikliğine işaret ediyor olabilir. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kilit altında kalma ihtimali, ham petrol fiyatlarında ani ve büyük yükselişlere neden olabilirken, global tedarik zincirleri üzerinde de ciddi baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
İranlı yetkilinin bu çıkışı, Tahran ile Washington arasındaki mevcut gerilimli ilişkilerin yanı sıra, bölgedeki diplomatik çabalara da gölge düşürüyor. “Savaşın sona ermesi” vurgusu, ABD ile İran arasında devam eden dolaylı veya doğrudan müzakerelerin seyrini etkileyebilirken, iki ülke arasındaki güvensizliğin ve farklı beklentilerin ne denli derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Piyasalar, bu tür keskin söylemlerin fiili adımlara dönüşüp dönüşmeyeceğini yakından takip edecek.
Analiz: İran’dan gelen bu açıklama, başta petrol ve emtia piyasaları olmak üzere küresel finans piyasalarında önemli çalkantılara yol açabilir. Hürmüz Boğazı’nın kapanma tehdidi, ham petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı artıracak, bu da global enflasyonist endişeleri körükleyerek merkez bankalarının para politikası kararları üzerinde ek bir yük oluşturacaktır. Altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talep artabilirken, artan jeopolitik risk iştahını azaltarak gelişmekte olan piyasalar ve Borsa İstanbul üzerinde satış baskısı yaratabilir. Deniz taşımacılığı maliyetlerindeki olası artışlar, küresel tedarik zincirlerini daha da zorlayarak nihai ürün fiyatlarına yansıyacaktır.
Soner Güneş









































































































