• YARIM ALTIN
    21.839,00
    % 2,79
  • AMERIKAN DOLARI
    47,7240
    % 0,02
  • € EURO
    55,1865
    % -0,02
  • £ POUND
    64,4516
    % 0,05
  • ¥ YUAN
    7,0754
    % -0,02
  • РУБ RUBLE
    0,5755
    % -1,23
  • BITCOIN/TL
    3111142,381
    % 0,80
  • BIST 100
    13.820,70
    % 0,30

Merkez Bankaları Enflasyon Mücadelesini Sürdürüyor

Merkez Bankaları Enflasyon Mücadelesini Sürdürüyor

Küresel piyasalarda ‘enflasyon mu, büyüme mi?’ tartışması yeniden büyüme tarafına kayarken, merkez bankaları enflasyon verilerini yakından takip ediyor. ABD’de zayıf istihdam verileri Fed’i daha az şahin bir konuma iterken, Avrupa’da yükselen enflasyon ve güçlü aktivite ECB’nin faiz artırım ihtimalini canlı tutuyor. Türkiye’de ise dezenflasyon süreci devam etse de, hizmet ve enerji fiyatlarındaki artışlar TCMB’nin temkinli duruşunu gerektiriyor.

A1 Capital tarafından hazırlanan analiz raporuna göre, küresel çapta enflasyon ve büyüme dengesi tartışmaları devam ederken, merkez bankalarının para politikası adımları dikkatle izleniyor. Raporda, ABD, Avrupa ve Türkiye ekonomilerindeki son gelişmeler, enflasyon dinamikleri ve merkez bankalarının gelecekteki olası yönelimleri detaylı bir şekilde değerlendiriliyor.

ABD ekonomisinde temmuz ayı tarım dışı istihdam verileri 23 bin kişilik bir düşüş gösterirken, işsizlik oranı %4,1 seviyesinde sabit kaldı. Ancak önceki aylara ilişkin aşağı yönlü revizyonlar, iş gücü piyasasının önceden düşünüldüğü kadar güçlü olmadığını ortaya koydu. Bu durum, piyasaların Fed’in eylül ayındaki olası faiz artırımı ihtimalini ciddi şekilde zayıflatmasına neden oldu. ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,747’den yaklaşık %4,64’e gerilerken, hisse senetleri yükseliş kaydetti. Analize göre, Fed açısından faiz indirimi henüz ana senaryo olmasa da, eylül ayında faiz artırımı ihtimalinin zayıflaması kritik bir nokta. Bu hafta açıklanacak ABD TÜFE verisi, beklentilerin altında gelirse tahvil faizlerinde daha fazla düşüş ve büyüme hisselerinde yukarı yönlü hareket devam edebilir. Ancak petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi ve TÜFE’nin yüksek gelmesi durumunda, bu haftaki iyimserlik hızla geri alınabilir. Piyasalar, zayıf istihdam verisini bu aşamada “resesyon” sinyali olarak değil, “Fed’in daha az şahin olacağı” şeklinde yorumladı.

Avrupa tarafında ise temmuz Euro Bölgesi bileşik PMI’ı 52,0 ve hizmet PMI’ı 51,7 seviyesine yükselerek ekonomik faaliyetin dört aylık aradan sonra yeniden genişleme bölgesine geçtiğini gösterdi. Özellikle hizmet sektöründe toparlanma gözlemlenirken, Almanya’da imalat üretimi son yılların en güçlü hızlarından birine ulaştı. Almanya’da haziran sanayi siparişleri aylık %3,1 artsa da, büyük siparişler çıkarıldığında %0,5 azalması ve Euro Bölgesi’nden gelen siparişlerdeki %14’lük düşüş, Avrupa ekonomisindeki iyileşmenin henüz tabana yayılmadığına işaret ediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) açısından asıl problem büyümeden ziyade enflasyon ve enerji fiyatları olmaya devam ediyor. Euro Bölgesi yıllık enflasyonu temmuzda %2,8’den %2,9’a yükseldi. ECB, haziranda faiz artırmış ve temmuz toplantısında faizi değiştirmese de eylül ayında yeni bir artırım ihtimalini açık bıraktı. Bu durum, ABD’de Fed’in şahin duruşunun zayıflamasına karşın Avrupa’da ECB’nin faiz artırımı ihtimalini canlı tutarak para politikaları arasındaki yön farkını yeniden büyütüyor.

Türkiye açısından haftanın en önemli verisi temmuz enflasyonuydu. TÜİK verilerine göre, tüketici fiyatları temmuzda aylık %1,78 arttı ve yıllık enflasyon %32,11’den %31,75’e geriledi. Merkez Bankası, ana eğilimde bir gerileme olduğunu ve çekirdek mallardaki fiyat artışlarının sınırlı kalmasını, üretici enflasyonundaki yavaşlamayı dezenflasyon süreci açısından olumlu bulduğunu belirtti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) aylık %1,52 artarken, yıllık üretici enflasyonu %27,83’e geriledi. Ancak analiz, detaylara inildiğinde TCMB’nin neden temkinli olması gerektiğini vurguluyor. Hizmet fiyatları temmuzda aylık %3,18 artarken, yıllık hizmet enflasyonu yaklaşık %39,7 seviyesinde seyretti. Enerji fiyatları aylık %2,30, akaryakıt fiyatları ise %3,71 yükseldi. TCMB, petrol ve akaryakıt gelişmelerinin bir bölümünün ağustos enflasyonuna taşınacağını açıkça ifade ediyor. Türkiye imalat PMI’ı temmuzda 47,1’den 47,7’ye yükselse de 50’nin altında kalarak sektörde daralmanın devam ettiğini gösteriyor. Yeni siparişlerde, üretimde ve istihdamda zayıflık görülürken, firmaların girdi maliyetlerindeki artışın kasım 2025’ten bu yana en düşük seviyeye gerilemesi dezenflasyon açısından olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor.


YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.

Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Borsa Ekranı