Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Türkiye’nin Ukrayna’ya ABD yapımı silah transferi planlarına ilişkin Moskova’nın kaygılarını dile getirerek, bu adımın “Pandora’nın kutusunu açacağını” ve ikili ilişkilere ciddi zarar vereceğini vurguladı.
Rusya’dan yapılan açıklamada, Ankara’nın Ukrayna’ya ABD menşeli silahların transferine aracılık etme potansiyeliyle ilgili olarak ciddi uyarılar geldi. Zaharova, böyle bir hamlenin uluslararası hukuk normlarını ihlal edeceğini ve bölgedeki gerilimi daha da artırarak yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Moskova, bu tür bir adımın Türkiye ile Rusya arasındaki stratejik işbirliği ve diyaloğu temelden sarsma potansiyeli taşıdığına dikkat çekti.
Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler, enerji, ticaret ve savunma sanayii gibi birçok alanda karmaşık bir denge üzerinde ilerliyor. Ancak Suriye, Libya ve Ukrayna gibi bölgesel çatışma alanlarındaki farklı pozisyonlar zaman zaman gerilimlere neden olabiliyor. Zaharova’nın bu son açıklaması, özellikle Karadeniz’deki jeopolitik hassasiyetler göz önüne alındığında, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir kırılma noktası yaratma potansiyeli taşıyor.
Söz konusu olası silah transferi, Ankara’nın NATO içindeki rolü ile Moskova ile sürdürdüğü hassas denge politikasını yeniden sorgulatıyor. Bu tür bir adımın, NATO üyeleri tarafından memnuniyetle karşılanması beklense de, Rusya ile Türkiye arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkileri olumsuz etkileyeceği aşikar. Kremlin’den gelen sert uyarılar, Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı’ndaki tarafsız arabuluculuk rolünü sürdürme çabalarını da zorlaştırabilir.
Analiz: Rusya’dan gelen bu sert uyarı, Türkiye’nin jeopolitik risk primini artırma potansiyeli taşımaktadır. Olası bir gerilim tırmanışı, Türk Lirası üzerinde baskı yaratırken, Borsa İstanbul’da da kısa vadeli dalgalanmalara yol açabilir. Özellikle enerji ve savunma sanayii gibi Rusya ile doğrudan ilişkisi olan sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, belirsizlik nedeniyle ek risklerle karşılaşabilir. Küresel piyasalarda ise Karadeniz’deki gerilimin artması, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir etki yapabilir ve altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebi artırabilir. Yatırımcılar, gelişmeleri yakından takip ederek artan jeopolitik riskleri portföy stratejilerine dahil etmelidir.
Soner Güneş









































































































